Banking Foundations · 05
Basel Neden Var?
Bu sayfanın sonunda muhasebe karşılığı ile düzenleyici sermayeyi, Basel standardı ile ulusal hukuku ve sermaye oranı ile nakit tamponunu ayırabilmelisin.
bankalar neden özel muamele görür?
Her şirket iflas riski taşır ve banka dışı kuruluşlar da bazı koşullarda sistemik olabilir. Bankaları özellikle hassas yapan; yüksek kaldıraç, kısa vadede çekilebilir mevduat, ödeme sistemlerindeki merkezi rol ve kurumlar arasındaki yoğun bağlantılardır.
Bir banka çöktüğünde farklı bir dinamik devreye girer. Başka bankaların paraları da o bankadadır. Mevduat sahipleri panikleyip diğer bankalardan da para çekmeye başlar. Kredi musluğu kurur, şirketler ödeme yapamaz, borç sarmalı büyür. Bir bankanın iflası domino etkisiyle tüm finansal sistemi etkileyebilir.
Bu "sistemik bulaşma" etkisi bankaları diğer şirketlerden farklı kılar ve regülasyonun varlık sebebidir. Banka düzenlenmezse, her banka bireysel olarak karlı seçimler yapar ama sistemik risk birikmeye devam eder.
Neden regüle edilir?
Sistemik bulaşma riski
Tek bir bankanın iflası tüm sistemin güvenini sarsabilir. Kamu mevduat sigortası sistemi de var — bir iflas kamunun sırtına yüklenir.
Regülasyonun amacı
Finansal sistem güveni
İnsanlar parasını bankaya koyar çünkü güvende olduğunu düşünür. Bu güven kırılırsa ekonominin işleyişi durur. Regülasyon bu güveni tesis eder.
Araç nedir?
Zorunlu sermaye tamponu
Bankalar zarara karşı bir yastık tutmak zorundadır. Bu "yastık" özkaynak — bankanın kendi parasıdır, mevduat sahibinin değil.
Basel ne yapar?
Ortak ihtiyati standartlar kurar
Sermayenin miktarı ve kalitesi yanında kaldıraç, likidite, büyük riskler, gözetim ve açıklamalar için ortak taban oluşturur.
Basel standartlarını, üye ülke ve otoritelerin temsil edildiği Basel Bankacılık Denetim Komitesi geliştirir. Standartlar kendi başına ulusal kanun değildir; bağlayıcılık her ülkenin bunları mevzuatına aktarmasıyla doğar. Uygulama tarihi ve ulusal seçenekler bu nedenle farklılaşabilir.
beklenen zarar ve beklenmeyen zarar
Basel'in temel sezgisi bu ayrımda yatar. Her portföyün iki tür kaybı vardır ve her biri farklı karşılanır.
Beklenen Zarar
Beklenmeyen Zarar
Kriz / Kuyruk
Beklenen Zarar (EL)
Belirli varsayımlar altında beklenen ortalama kredi zararı. Fiyatlama ve muhasebe karşılıklarıyla ilişkilidir; “tamamı zaten fiyatlanmıştır” varsayımı her portföyde gerçekleşmeyebilir.
Beklenmeyen Zarar (UL)
Beklenen düzeyin üzerindeki belirsiz zarar bileşeni. Risk bazlı sermaye çerçevesi esas olarak bu kayıplara karşı zarar emme kapasitesi oluşturur.
Kuyruk Riski
Nadir ama yıkıcı kriz senaryoları. Sermaye bile yetmeyebilir — sistemik kriz burada başlar.
İyi fiyatlama beklenen zararı, fonlama ve faaliyet giderlerini dikkate alır; muhasebe karşılıkları ise raporlama standardına göre ayrılır. Düzenleyici sermaye bunların yerine geçen bir karşılık hesabı değildir. IRB'de hesaplanan beklenen zarar ile uygun karşılıklar ayrıca karşılaştırılır; eksik veya fazla karşılığın sermaye hesabında özel muamelesi vardır.
Özet: Karşılık, fiyatlama ve sermaye birbirine bağlı ama farklı mekanizmalardır. Beklenen zarar karşılık ve fiyatlamayla; beklenmeyen zarar ise sermaye dayanıklılığıyla ilişkilidir. Gerçek sonuç, gerçekleşen zarar ile mevcut bütün tamponlara bağlıdır.
zarar emme kapasitesi senaryosu
Bu basit senaryoda portföy kaybıyla portföyün yüzdesi olarak verilen varsayımsal özkaynak tutarını karşılaştır. Bu bir düzenleyici CET1 veya sermaye yeterlilik hesabı değildir; RWA, diğer riskler, karşılıklar, vergi ve gelir etkileri yoktur.
Beklenen Zarar (EL)
₺2.4B
Varsayımsal Özkaynak
₺24B
Şok zararının sermaye tamponuna oranı
Yeterli
Bu basit senaryoda varsayımsal özkaynak, hesaplanan şok zararını karşılıyor.
Şok çarpanını artır veya varsayımsal özkaynağı düşür. Buradaki yüzde portföye bölünmüştür; gerçek CET1 oranının paydası toplam risk ağırlıklı varlıklardır.
Türkiye bağlamı. Yasal sermaye oranları ve uygulanabilir tamponlar BDDK mevzuatına göre hesaplanır. Karşılaştırma yaparken raporlama dönemi, konsolide/konsolide olmayan kapsam, geçiş hükümleri ve varsa ihtiyati hesaplama düzenlemeleri birlikte okunmalıdır.
Basel'in evrimi
Basel çerçevesi krizler, piyasa gelişmeleri ve ölçüm sorunları karşısında katman katman gelişti. Evrim doğrusal değildir; bazı çalışmalar krizlerden önce başlamış, uygulamalar da ülkelere göre farklı tarihlerde yürürlüğe girmiştir.
1988
Basel I — İlk Sermaye Çerçevesi
Kredi riskine odaklanır. Varlıkları dört ana risk ağırlığı kategorisine (0%, 20%, 50%, 100%) ayırır. Minimum sermaye oranını %8 olarak belirler. Basit ama kaba — tüm şirket kredileri aynı %100 ağırlığa girer, IBM de iflas eşiğindeki küçük şirket de. 1996'daki Market Risk Amendment ile piyasa riski de sermaye hesabına eklenir.
kredi riski
risk ağırlığı
%8 minimum
2004
Basel II — Üç Pillar, İçsel Modeller
Üç sütun getirilir: minimum sermaye (Pillar 1), denetimsel gözden geçirme (Pillar 2) ve piyasa disiplini (Pillar 3). Denetim onayıyla içsel derecelendirmeye dayalı yaklaşımlara izin verilir. Operasyonel risk Pillar 1'e girer; PD/LGD/EAD tahminlerinin düzenleyici sermayedeki kullanımı biçimlenir.
IRB yaklaşımı
3 pillar
operasyonel risk
PD · LGD · EAD
2010 – 2019
Basel III — 2008 Krizinin Dersleri
Küresel finans krizi Basel II'nin ciddi boşluklarını ortaya koydu: sermayenin kalitesi düşüktü, kaldıraç ölçülmüyordu, likidite tamamen gözardı edilmişti. Basel III bunların hepsini ele alır: CET1 (Common Equity Tier 1) kalitesi yükselir, kaldıraç oranı getirilir, LCR ve NSFR zorunlu hale gelir. G-SIB ek tamponu sistemik bankalar için eklenir.
CET1 kalitesi
kaldıraç oranı
LCR / NSFR
G-SIB tamponu
2023 – 2030
Basel III Nihai Reformları — Karşılaştırılabilirlik
Piyasada “Basel IV” denilse de Komite bunu Basel III'ün nihai reformları olarak adlandırır. Standart yaklaşımlar yenilendi, bazı IRB kullanımları sınırlandı ve output floor getirildi. Basel takviminde taban 2026'da %65, 2027'de %70 ve 2028'de %72,5'tir; ülkelerin fiilî uygulama tarihleri farklı olabilir.
output floor
IRB kısıtı
SA revizyonu
model karşılaştırılabilirliği
Hatırlama kısayolu: Basel I ortak asgari sermaye dili; Basel II risk duyarlılığı ve üç sütun; Basel III daha kaliteli sermaye, kaldıraç ve likidite; nihai reformlar ise ölçüm karşılaştırılabilirliği ve model kaynaklı RWA değişkenliğini sınırlama.
bu sayfadan götürülecekler
bankalar "özel" çünkü sistemik
Bir bankanın çöküşü tüm sistemin güvenini sarsabilir. Bu "bulaşma" etkisi diğer sektörlerde yoktur — bu yüzden zorunlu regülasyon meşrudur.
karşılık ve sermaye farklıdır
Beklenen zarar fiyatlama ve karşılıklarla, beklenmeyen zarar sermaye dayanıklılığıyla ilişkilidir. IRB'de beklenen zarar–karşılık farkının ayrıca sermaye muamelesi vardır.
Basel evrilir, uygulama yereldir
Komite küresel standardı yayımlar; bağlayıcılık ve yürürlük ulusal mevzuatla gelir. “Basel IV” resmî ad değil, piyasa kullanımındaki bir terimdir.
bazı modeller sermayeye girer
PD, LGD ve EAD içsel yaklaşımlarda sermaye hesabını etkileyebilir; aynı kavramlar fiyatlama, risk yönetimi ve muhasebede farklı amaçlarla da kullanılır.
Sıradaki adım: Basel'in ölçüm birimi olan RWA nedir, sermaye yeterlilik oranı nasıl hesaplanır, CET1 ne anlama gelir?